KARTELLEŞMİŞ FİYATLARA VE SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI MÜCADELEYE!
KKTC Asgari Ücret Komisyonu’nda varılan ve “oy çokluğu” olarak sunulan %18,39’luk artış, emekçi halkımıza yönelik açık bir aldatmacadır. Bu oran, son altı ayda yaşanan hayat pahalılığının dahi gerisinde kalmakta; çalışanların alım gücündeki erimeyi durdurmaktan çok uzaktır.
Gerçek şudur: İşçi sınıfı, her altı ayda bir “hayat pahalılığı” adı altında geçmiş kayıplarının telafisini beklemektedir. Ancak kümülatif enflasyon hesaba katılmadığı için her yeni artış, bir önceki kaybı kalıcılaştırmaktadır. Bugün asgari ücret bir geçinme ücreti olmaktan çıkmış, yalnızca aç kalmayı hedefleyen bir rakama indirgenmiştir.
ENFLASYONUN GERÇEK SORUMLULARI BELLİDİR
Hükümet ve işveren temsilcileri, asgari ücret artışlarını enflasyonun nedeni olarak göstermeye çalışmaktadır. Bu, bilinçli bir çarpıtmadır.
Enflasyonun asıl müsebbipleri:
1. İthalat ve dağıtımı tekeline alan kartelleşmiş büyük tüccarlar,
2. Türkiye’den ucuza aldıkları ürünleri iki-üç katı fiyatla halka dayatan gıda ve sebze-meyve tekelleri,
3. Yakıt fiyatları üzerinden spekülasyon yapan; Fiyat İstikrar Fonu (FİF) gibi araçlarla halkın cebinden toplayarak bütçe açıklarını kapatan burjuva hükümet politikalarıdır.
Her asgari ücret görüşmesi öncesi fiyatları suni biçimde şişiren, anlaşma sonrası ise “maliyet arttı” yalanıyla yeni zamlar yapan bu azınlık, çifte kâr peşindedir. Bu bir yağma düzenidir.
KSP OLARAK TALEPLERİMİZ NETTİR
1. Asgari ücret komisyonunun iptal edilmeli, asgari ücretin kamudaki en düşük memur maaşına eşitlenmeli ve kamuda uygulanan hayat pahalılığı ödeneği tüm çalışanlara uygulanmalıdır.
2. Fiyat spekülasyonu ve tekelleşme derhal durdurulmalıdır. Kamu Denetçiliği ve Rekabet Kurumu etkin biçimde hayata geçirilmeli; temel gıda ve zorunlu tüketim maddelerinde fiyat belirleme yetkisi kartellere değil, sendikaların ve meslek örgütlerinin de içinde olduğu kamusal denetime verilmelidir. Stratejik ürünlerde kamu ithalat şirketleri ile devreye sokulmalıdır.
3. FİF yağmasına son verilmelidir. Yakıt üzerinden toplanan kaynaklar bütçe açığını yamalamak için değil; toplu taşımayı geliştirmek, enerji yoksulluğu yaşayan işçi ve emekçilere doğrudan destek sağlamak için kullanılmalıdır.
4. Sendikal haklar güvence altına alınmalıdır. Özel sektörde sendikasız çalışma yasaklanmalıdır. Taşeronlaştırma ve güvencesiz çalışmaya son verilmeli; tüm çalışanların sendikalaşmasının ve toplu sözleşme hakkının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Ücret mücadelesi ancak örgütlü mücadeleyle kazanılır.
SÖZÜN ÖZÜ
Bu düzen; servetin bir avuç sermaye sahibinde, yoksulluğun ve güvencesizliğin ise nüfusun çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçilerde birikmesi üzerine kuruludur. Kapitalizm, krizlerini her seferinde emekçilerin sırtına yıkmaktadır.
Kıbrıs Sosyalist Partisi, kemer sıkmanın emekçilere değil, sömürü düzenine dayatılmasını savunur.
İnsanca yaşam, insanca ücret ve insanca çalışma koşulları için mücadeleyi büyütelim.
Bu taş devri kapitalizmini tarihin çöplüğüne göndermek bizim elimizdedir.
YAŞAMAK İÇİN DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İÇİN MÜCADELE!
Mehmet BİRİNCİ
Kıbrıs Sosyalist Partisi
Merkez Komitesi (a)
09.01.2026
