KSP’nin Fidel Kastro’nun vefatı üzerine yaptığı açıklama

Bu yazıyı paylaş

Bugün Fidel Kastro’nin ölümü üzerine dünyanın bir çok yerinden isçi ve sosyalist parti ve örgütlerinden gelen taziye mesajlarında O’nun devrimciliği ve uluslararası sosyalist devrime yaptığı katkılar üzerine söylenenler, Kruscev/Brejnev hainler kliğinin SSCB’yi çökertmesiyle birlikte uluslararası komünist hareket içerisinde yaratılmış olan siyasi ve ideolojik karmaşanın günümüzde hala daha ne kadar derin boyutlarda olduğunun göstergesidir.

Her türlü yozlaşmış ilişki içinde bulunan Batista Rejimine karşı, küçük bir gerilla ordusu ile, ABD başkanı John F Kennedy’nin de desteğini alarak Batista’yı deviren Fidel Kastro’nun bir küçük burjuva reformisti olduğu ilk bakışta göze çarpan en temel özelliğidir. İşe toprak reformu ile başlayan Fidel ve ekibi, Küba’da bulunan büyük Amerikan şeker kamışı isletmelerinin çıkarlarına zarar verince, bu çevrelerin büyük baskısı altında kalan Kennedy, Fidel’den desteğini çekmek zorunda kalmıştır. Fidel’in Önderliğindeki Küba, başlangıçta anti emperyalist bir içerik taşımasına rağmen bir küçük burjuva hareketi olarak kaldığından, devrim ileri götürülmemiş ve toprak reformu ile bunun gerektirdiği bir takım toplumsal reformlardan öteye gidememiştir. Fidel ve ekibinin ideolojik olarak Marksizm Leninizm’den uzak olması, Küba devriminin daha ileriye taşınamamasının en önemli nedenidir.

Fidel önderliğindeki Küba yönetimi Lenin-Stalin sosyalizmi inşa planını değil, Kruscev Brejnev planını uygulamıştır. Yani Özünde Tito ve Trocki sosyalizmi inşa planını uygulamıştır.Bu planın Sovyetler Birliği ve halk demokrasisi ülkelerinde yol açtığı sonuç kapitalizme dönüş olmuştur.Ayni süreç ne yazık ki Küba’da da başlamıştır. Kastro, Stalin’e ilişkin olarak da doğru bir siyasi çizgi belirleyememiş, Stalin’e yöneltilen iftiralara destek vererek. “Stalin’e özgü yöntemlerden kaynaklanan çok ağır sonuçlara maruz kalmış fedakâr komünistler” den söz etmiş ve sadece gizlice değil açıktan açığa da Stalin”e karşı Trocki’den yana da tavır sergilemiştir.

TITO ile birlikte çalışarak, Ne Amerika, Ne SSCB belgisiyle hareket eden sözde ‘Bağlantısızlar Hareketi”ne, özünde ise SSCB ile dünya halkları arasındaki işbirliği ve dayanışmayı çökertmeyi hedefleyen ve SSCB’nin yıkılmasına, Emperyalizmin zaferine hizmet eden bu anti-komünist harekete önderlik etmiştir. Hem Stalin’in SSCB’sini çökertecek faaliyetlerde bulunmak, hem de sosyalist bir Küba yaratmak mümkün değildi ve olmadı da! Fidel’in çok sevdiği Tito’nun Yugoslavya’sının sosyalist olamadığı gibi! Çok sevdiği Kemal Paşa’sının Türkiye’sinin bağımsız olamadığı gibi…

Fidel, Bağlantısızlar hareketi içinde işbirliği yaptığı çok sevdiği Makarios ve Gaddafi ile uluslararası işçi sınıfının Sosyalizm hedefine katkıda bulunulamayacağının essiz bir örneğini oluşturdu!! Fidelin bu yapısı ve bağlantısızlar hareketi içindeki konumu onu daha bir dizi hatalara sürükledi. Yurtta sulh dünyada sulh getirecek diye, Kemal paşa getirdi ya, 1962 de Kruscev’in Sovyetler Birliği ile Dünya’yı nükleer savaş tehdidi ile burun buruna getirdi.

Daha sonra ordularını, sözde bağlantısızlık politikası adına ve adeta paralı askerler gibi dünyanın dört bir yanına göndererek ‘devrim’ ihraç etmeye kalkıştı! Bu politikalarıyla Stalin’in SSCB’sinin çökertilmesine katkı koyanlardan biri oldu. Hem Sosyalizmin anayurdunu çökertmek hem de devrimci olarak kalmak mümkün değildir! Fidelin de devrimciliği Kruscef gibi ve kadar Brejnev gibi ve kadar Tito gibi ve kadar Kemal pasa gibi ve kadar Gaddafi gibi ve kadar. Kısacası vardığı nokta karşı devrimciliktir.

KSP Merkez Komitesi


Bu yazıyı paylaş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

1 + 5 =