15-20 Temmuz’un 46. yıldönümünde Kıbrıs halkının kaderi çözümsüzlük değildir!

15-20 Temmuz’un 46. yıldönümünde Kıbrıs halkının kaderi çözümsüzlük değildir!
Bu yazıyı paylaş

46 yıl sonra ülkemizde yaratılan olağan dışı şartlar ve defacto durum hala sürmektedir. Taraflar 46 yıldır bu duruma adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulmayı başaramadılar.

Kıbrıs’ta anlaşmazlığı sürdüren taraflar kimlerdir?
Kıbrıs halkını oluşturan iki toplum değil! Kıbrıs Rumları ve Türkleri, 1958 yılından bu yana, faşist çeteler üzerinden katliamlar ve her türlü vahşetle birbirlerine kırdırıldılar. 1974 ten sonra tam 29 yıl birbirlerinden kopuk yasadılar. Buna rağmen barikatlar açılır açılmaz kucaklaştılar.
Kıbrıs’ta anlaşamayan taraflar, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’nun yer altı ve yer üstü kaynaklarını yağmalayan, bölgede çıkar ve güç ilişkileri üzerinden birbirleriyle dalaşan emperyalist güçlerdir. Ama onların anlaşmazlıklarının vebalini, çözümsüzlüğün vebalini Kıbrıs’ın emekçi halkı çekmektedir.

İsçiler, emekçiler,
Filistin’den başlayan, Kıbrıs’ta devam eden ve günümüzde tüm yakın Doğu ve Orta doğuya yayılan savaşlar, bizim savaşlarımız değildir. Basta Anglo-Amerikan emperyalizmi olmak üzere emperyalist büyük güçlerin savaşlarıdır.

Emperyalist burjuvazinin dini ve milli duygular arkasına saklanarak isçi ve emekçileri kendi çıkar dalaşmalarına alet etmelerine artık dur demenin zamanı gelmiştir.
Emperyalizm insanlığı uygarlıktan koparmakta, vahşete sürüklemektedir!.

  1. Yüzyılda burjuvazinin en çok takdir gören cabası ulusal kurtuluş mücadeleleriydi. Günümüzde emperyalist burjuvazinin ulusalcılığı, sınıf mücadelelerini engellemek için kullanılan bir kılıftan başka bir şey değildir! Emperyalist burjuvazinin egemenliğini ve sürdürdüğü baskı, sömürü ve yağma düzenini milliyetçi söylemlerin arkasına saklanarak sürdürmesi artık mümkün değildir! Buna emekçiler olarak müsaade etmemeliyiz!
    1974 yılında ne faşist Yunan Cuntası tarafından 15 temmuzda yapılan darbe Enosis için, ne de Türkiye’nin 20 temmuzda Kıbrıs’a asker çıkarması Kıbrıslı Türkleri katliamdan kurtarmak ve adada anayasal düzeni tesis etmek için yapılmıştır!
    Her iki eylem de Anglo-Amerikan emperyalizminin askeri gücü NATO tarafından hazırlanmış ortak bir strateji ve planın parçalarıdır. Bu planın amacı Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki yerüstü ve yeraltı zenginliklerini kolaylıkla yağmalayabilmek, kokuşmuş emperyalist düzenlerini koruyabilmek amacıyla, bölgede gelişebilecek her türlü sınıf mücadelesini ve halk hareketini bastırmak için, avantajlı bir konuma sahip olan adamızı askeri olarak kontrol altında bulundurmaktır. Bugün bölge halkına büyük vahşet ve ıstıraplar yasatan Büyük Ortadoğu Projesi de Filistin ve Kıbrıs ile başlayan Ortadoğu’daki emperyalist tahakkümün planlarının bir devamıdır!.
    Kıbrıs ve Ortadoğu halklarına yaşatılan bu zulmün bas sorumlusu Anglo-Amerikan emperyalizmidir.
    Britanya ülkemiz topraklarının iki büyük parçasını ‘egemen üs bölgeleri’ diye işgal altında bulundurmaktadır.
    Britanya emperyalizminin Mısır halkı tarafından Süveyş’teki üslerden kovulduğu günden bu yana adamız Anglo-Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki kanlı planlarını hayata geçirdiği bir us durumundadır!

Kıbrıs emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmadıkça halkımıza huzur yoktur. Tersine yeni çatışmalar ve savaşlar bizi beklemektedir.

Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da çıkar ve üstünlük için dalasan emperyalist güçlerin adamızda yarattıkları sorunu 46 yıldır çözememeleri sürpriz değildir. Onlar sorunun yaratıcılarıdır. Bu sorun uluslararası işçi sınıfının yârdim ve destekleriyle Kıbrıs işçi sınıfı tarafından çözülecektir.
Kıbrıs’ın vefakar işçi ve emekçileri;
Emperyalist sermayenin birliğine ve gücüne karsı, işçi sınıfının uluslar arası güç birliğine ihtiyacımız vardır. Bu güç birliği oluşturulmadan Kıbrıs sorunu çözümlenemez. Bu güç birliği uluslararası anti-emperyalist birleşik cephe olarak örgütlenmelidir. Hedefimiz doğrudan demokrasiyle yönetilen, bağımsız ve birleşik Kıbrıs Demokratik Halk Cumhuriyetidir!

Bu amaçla;
Yurt içinde ve Yurt dışındaki emek güçlerinin birliği Kıbrıs sorununun çözülmesini, adamıza kalıcı barış ve demokrasinin gelmesini sağlayabilecek tek çaremizdir.
Emperyalist Britanya üsleri adamızdan gitmeli, Britanya işgaline kesin bir son verilmelidir!
Türk İşgal Güçleri, Yunan ve Türk alayları dahil, Tüm emperyalist ordular adamızı terk etmelidir! Garanti ve İttifak antlaşmaları iptal edilmelidir!
Bağımsız ve Demokratik Kıbrıs’ta Anti-emperyalist Birleşik Cephe hükûmeti kurulmalıdır!

Kıbrıs Sosyalist Partisi

Merkez Komitesi


Bu yazıyı paylaş

Kıbrıs Sosyalist Partisi

İLGİLİ PAYLAŞIMLAR

Leave a Reply

Your e-mail address will not be published. Required fields are marked *

8 + 3 =


Bunu da okuyabilirsiniz x